Bugünlerde gündemdeki en önemli konulardan birisi nükler enerji.Bu konu hakkında elimden geldiğince görüşlerimi yazmaya çalışıcam.
Enerji Bakanı Hilmi Güler’in açıklamaları ve ardından Başbakan’ın Rize’de hidroelektrik santrallara karşı çıkan çevrecileri “Boş vakitlerini değerlendirenler” diye nitelemesi ve “Ben çevrecinin daniskasıyım” sözleri çevrecileri iyice kızdırdı.
Genel olarak AKP hükümetinin izlediği politikaları beğenmesem de nükleer enerji çalışamaları için kesin adımlar atmaları beni çok çok mutlu etti açıkcası.Yıllardır dile getirildiğinde çevrecilerin tepkisiyle,protestolarıyla gündeme gelen bu olay için yakında gerçekleşicek.
Peki Nükleer enerjiye neden geçilmeli?
Türkiye’nin enerji üretimi,siyasi,ekonomi,askeri,sağlık,eğitim aklınıza gelebilecek birçok alanda gelecek adına artılar kazandıracaktır.
Bugün gelişmiş ülkelerin hepsinde nükleer santraller mevcuttur ve yıllık üretlien enerji’de büyük pay karşılamaktadır.
Malesef ki Türkiye yıllardır bu enerjiden mahrum bırakılmaktadır.Bugün bir reaktörün inşaatına başlansa dahi bitirilebileceği en kısa süre 2018′dir.
Birçok kişinin önyargısı da Çernobil tekrarlanırsa ,ülkemizde facia yaşanırsa…
Adam akıllı,devlet gözetiminde bir santral’de bu sorunların olma olasılığı çok düşüktür.Bu santraller bir uçak kazasına dayanıcak güçte inşaa edilir.Kolay değil bir santral en az 10 yılda tamamlanıyor.
Ayrıca hatırlarsanız 80′lerde Çakal Carlos Fransa’da bir nükleer santrale füzeyle saldırmış fakat istasyona zarar vermekte başarılı olamamıştı.
Biraz da güncel örneklerle devam edeyim.
Örnek 1:
Güney Koreli Eski Bakan “Toplam elektriğin yüzde 40′ını nükleer ile karşılayabiliyoruz. Nükleer santraller sayesinde, petrol ve doğal gaz gereksinimimiz azaldığından, yılda 14 milyar dolar tasarruf etmekteyiz. Finansal krizin üstesinden gelmemiz ve sanayileşmemiz nükleer güç sayesinde oldu” dedi.
Örnek 2:
Fransa, toplam enerji üretiminin %75′ini nükleerden sağlamakla birlikte, aynı zamanda nükleer enerjiye dayalı bir enerji ihracatçısı konumuna gelmiştir. 2000 yılındaki toplam ihracatını yaklaşık olarak 70 TWh olacak şekilde planlanlamaktadır. Günümüzde Fransa’nın diğer Avrupa ülkelerine yaptığı ihracat: 17000 GWh (İngiltere), 15000 GWh (Almanya), 18000 GWh (İtalya), 7500 GWh (İsviçre).
Yıllar önce enerji üretiminde bizim yakınımızda bile olamayacak bir ülke olan Kore bugün Türkiye’den daha fazla enerji üretmekte ve kişibaşı ortalama milli geliri 24.000$ seviyesine gelmiştir…
Nükleer enerji’nin Türkiye’ye çağ atlatacağı kesindir.Bu konuda Önyargılar yok edilmeli ve faaliyetler bir an önce başlamalıdır.
Yazıyı Atilla İlhan’ın konumuz üzerine güzel bir sözüyle tamamlayım.
“altı devlet dünyanın dörtte üçü oluyor. Ve bunların içinde nükleeri olmayan tek enayi biziz. *Çünkü biz diyoruz ki çok zararlı nükleer.* Öyle diyor bizim aydınlarımız. Aman ne kadar zararlı bunların hepsi enayi ve bunların hepsi nükleer.”
//Onur Çelikkol